| GEÇMİŞTEN GELECEĞE
/ ORHAN ERİNÇ
Zonguldak Değişiyor...
Zonguldak, halkının olmazsa olmazı sayılan
taşkömürünün yanına yeni gelir kaynakları ekleme çabalarının
yoğunlaştırıldığı bir dönem yaşıyor.
Karaelmas Gazeteciler Derneği'nin ev sahipliğinde
gerçekleştirilen meslek içi eğitim çalışması sırasında çevre illerden de
gelen meslektaşlarımızla birlikte olmanın yanı sıra kentin yeni yüzünü
tanıma olanağını da bulduk.
Zonguldak'a ilk kez çiçeği burnunda bir gazeteci iken
1959 yılında gitmiştim.
Madene, yani kömür ocağına ilk girişim de o gezide
gerçekleşti.
Ancak gidişimin tatil amaçlı oluşu ve ocağa gizlice
indirilmiş olmam nedeniyle, izlenimlerimi kamuoyuyla paylaşma olanağım
yoktu.
Birer anı olarak sakladığım fotoğraflardan birinde
uzaktan ünlü Zonguldak Feneri görünüyordu. Fenerle aramızda yeşillikler
ve ağaçlık uzanıyordu. Bugün çarpık kentleşme uygulamasının sonucunda o
çevrenin de betonlaşmış olduğunu görmek doğrusu keyfimi kaçırdı.
***
Önce taşkömüründen başlayalım. Emekli olanlarla
ayrılanların yerine işçi alınmaması, karaelmas olarak nitelendirilen
taşkömürü üretimini düşürmüş. Yüzde 35 kapasite ile çalışan ocaklarda,
kapasiteyi yüzde 60'a çıkarmak, ilgililere göre yeni işçi alımına bağlı.
Maden işçileri bir ay çalışıp ve bir ay dinlendikleri için, üretimin
aynı düzeyde sürdürülebilmesi, yeni alınacak işçilerin sayısıyla
orantılı. Bu sayının da dönerli çalışma koşulları nedeniyle 4 bin olması
gerektiği belirtiliyor. Bir ay 2 bin işçinin, onlar dinlenirken de diğer
grubun çalışacağını anlatıyorlar. İşçiler dinlenme döneminde ücret
almıyor. Yalnızca SSK primleri ödeniyor.
Genel Maden-İş Sendikası Yönetimi, Başbakan'ın
Zonguldak'a gelişini bu nedenle bekliyor ve ocağa inmesi halinde durumu
kendi gözleri ile görerek onay vereceğini umuyor.
***
Zonguldak Valisi Yavuz Erkmen 'in amaçları
arasında kenti turizm alanında bir çekim merkezine dönüştürmek de var.
Yıllar önce kaymakamla Safranbolu'da pansiyonculuk
uygulamasını başlatan Erkmen, Zonguldak'ta da ekoturizme öncülük ediyor.
Devrek ilçesindeki eski adı Dirgine olan Yazıcı
köyünde hazırlanan ve pansiyon olarak kullanılacak evin açılış törenine
bizler de katıldık.
Ardından da Dirgine Deresi üzerinde belirlenmiş olan
kesimde rafting sporu başlatıldı.
Mağara turizmi, av turizmi, doğa sporları da
Zonguldak'ın turistik özelliklerinden bir başka bölümünü oluşturuyor.
Filyos'ta sürdürülen kazılarla da antik dönemden kalan
flatois kenti gün ışığına çıkarılmaya çalışılıyor.
Ben Devrek'in yalnız bastonu ile ünlü olduğunu
bilirdim. Bu kez öğrendim ki simidi de ünlüymüş.
***
Zonguldak, 81 il içinde orman alanı en geniş olanı.
Yüzde 57'si ormanlarla kaplı. Türkiye'nin 1600 yaşında olan en yaşlı
ağacı da Alaplı ilçesinin Gümeli beldesinde bulunuyor.
Bir beyin cerrahı olan Karaelmas Üniversitesi Rektörü
Prof. Dr. Bektaş Açıktaş, diğer bilimsel çalışmaların yanı sıra
orman fakültesinin gerçekleştirdiği arboretuma ayrı bir önem veriyor.
Arboretum, Bakacakkadı beldesindeki 100. Yıl Atatürk
Hizmet Köyü'nün hudutları içinde. Doğal olarak çevrede de ağaçlar var.
Yürüyüş yaparken uzaktan kurbağaların vıraklaması, yakından da
bülbüllerin çileme seslerini duyuyorsunuz.
Sabah saatlerinde çimlerin üzerinde koşuşan sincapları
görmek ise insanı şaşkınlığa sürüklüyor. Türkiye'de yaşadığınıza
inanmaya zorlanıyorsunuz.
Orman köylerinde kullanma suyunun ısıtılması için
güneş enerjisinden yararlanılmasına da başlanmış.
Orköy'ün kredi vererek katkıda bulunması sonucu
kesilmesi ertelenen ağaçların, baltalık denilen nitelikte de olsalar,
havadaki karbondioksidi oksijene çevirme, bir başka deyişle çevrenin
temiz kalmasına katkı sağlamayı sürdürmesi de olanaklı kılınmış.
Anlaşılan o ki Zonguldak özelliklerini koruyarak
gelişmeye devam edecek.
oerinc@cumhuriyet.com.tr |