17 Nisan 2008

 

Kuruluşunun 68. yılında Köy Enstitüleri:

ZKÜ Kutlama programı

T.C.

ZONGULDAK KARAELMAS ÜNİVERSİTESİ

BASIN BİLDİRİSİ

Tarih   : 14.04.2008

Sayı     : 2008/21

Üniversitemizin düzenlediği Köy Enstitülerinin Kuruşunun 68. Yılı Kutlama Programı 17 Nisan 2008 tarihinde saat 13.30’da Kdz. Ereğli Erdemir Kültür Merkezi’nde yapılacaktır.

 

                   Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

 

                                             Prof. Dr. Bektaş AÇIKGÖZ

                                                              Rektör

 

EK: Program 

Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Rektörlüğü, 67100 Zonguldak,

Tel: (0 372)  257 40 10 /1671 (4 hat), Fax: (0 372)  257 20 47

e-posta: basin@karaelmas.edu.tr         Elektronik Ağ: www.karaelmas.edu.tr

 
 
BİR EĞİTİM VE AYDINLANMA DEVRİMİ:
 

Ramazan ÇAKIROĞLU

S. Antropolog  (E) Öğr. Gör.

 
1. KÖY ENSTİTÜLERİ DENİLDİĞİNDE 
 

Köy enstitüleri denildiğinde ilk akla gelen düşünce; aydınlanma ve öğretmen yetiştirmedir. Ancak, köy enstitülerinin bir önemli yanı daha vardır ki, çok fazla ön plana çıkmamıştır. Bu da Köy Enstitülerinin kökeninin ülkemizdeki sağlık sorununu ele alması ve ona ilişkin bir sağlık memuru yetiştirme programı yapıp, uygulaması olmuştur. Ayrıca yeniden dönülecek olan bu konuda: “Köy Enstitülerinde Sağlık Eğitimi Kuruluşundan başlayarak bu enstitülerde sadece eğitim, kültür, tarım ve inşaat alanına değil, sağlık konusuna da çok önem vermiş ve eğitim programlarında sağlık eğitimi de yer almıştır. Sağlık Bilgisi dersinde insan anatomi ve fizyolojisi, genel sağlık kuralları, sağlığın korunması, okul sağlığı, kazalar ve köy sağlık sorunları gibi konular dersin içeriğini oluşturmuştur. Ev İdaresi ve Çocuk Bakımı dersinde ise çocuk sağlığı, bakımı ve hastalıklarına ilişkin konular işlenmiştir.” (1)

 

Kuruluşunun üzerinden 67 yıl geçmesine rağmen, hala üzerinde konuşuluyor ve tartışılıyor olması da köy enstitülerinin, ülkemizde ne kadar derin kök saldığını göstermektedir. Köy enstitü mezunu öğretmen ve sağlıkçılarının yaşamın acımasızlığı karşısında gitgide azalması, onun önem derecesini azaltmamakta, onun düşüncesini taşıyacak yeni nöbetçileri ortaya çıkarmaktadır. Bir köy Enstitülü öğretmen ve yazar olan Turhan Altuntaş; “Köy Enstitülü olmak için, sadece Köy Enstitüsü mezunu olmak gerekmez. Onu anlamak ve ona inanmak, onun topluma olan etkisini ve onun ışıklarını görüyor olmak gerekir. Bunu görenler her zaman köy enstitülerine sahip çıkacaklar ve onun bıraktığı eşsiz değerleri yılamadan usanmadan yeni kuşaklara aktarmaya çalışacaklardır” (2) demiştir.

 

Nihayet, Turhan ALTUNTAŞ, 08.05.1998 günü, Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi Felsefe Grubu Eğitiminin, Eğitim Sosyolojisi dersinde uzman görüşüne başvurmak üzere misafir edildiğinde, o günkü kendi ders planının sonunda “Köy Enstitüleri Bu Gün Tekrar Kurulmalı mıdır?’ başlığı altına şu alt başlıkları düşmüştür.

 

(ÇAYKE: Çok Amaçlı Yeni Köy Enstitüsü)

(ÇAGE: Çok Amaçlı Gecekondu Enstitüsü) (3)

 
2. KÖY ENSTİTÜLERİNİN KURULUŞ VE AMACI
 

Köy enstitüleriyle ilgili birçok araştırma, birçok konferans yapılmış ve yapılmaktadır. Bunlarla birlikte birçok kitap, makale ve yazı da yayınlanmış ve hala da yayınlanmaktadır. “Köy Enstitülerinde Sağlık Eğitimi ve Öğretmen Yetiştirme” olarak ele aldığımız bu konunun özüne daha çok denk düştüğünü düşündüğümüz “Köy Enstitüleri ve Sağlık Eğitimi” adlı makaleye daha çok göndermede bulunarak bu amacı açıklamaya çalışacağız.

 

Sayın Berna Arda’nın Deontoloji Ana Bilim Dalı doktora ve Tıpta Uzmanlık öğrencileriyle birlikte yürüttüğü çalışma sonucu ortaya çıkan bu makalede köy Enstitülerinin kuruluş amacı şöyle açıklanmaktadır. “Ülkemizin eğitim tarihinde en özgün çabalardan birisi olan Köy Enstitüleri, Cumhuriyet devrimi sonucu kurulan ve modernleşme çabası içinde olan ülkenin, bu çabalarını kırsal alana taşıma isteğiyle kurulmuştur. Köy Enstitüleri’nin amacı sadece köylülere okuma-yazma öğretmek, teknolojik yenilikleri köylere sokmak ve modern tarım yapılmasını sağlamak olmamıştır. Belki de en önemli misyonları kırsal alandaki geleneksel bağlılıkları çözmek, feodal yapıyı kırmak ve geleneksel egemen güçlerin nüfuzlarını silerek buradaki insanlara ulus bilinci aşılamaktır. 1935’e değin devrimlerin çoğu gerçekleştirilmiş ancak tabana ulaştırılamamıştır; bunun en önemli nedeni ise 16 milyon olan ülke nüfusunun 12 milyonun yüzyıllardır gözardı edilmiş ve hiçbir hizmet götürülmemiş kırsal alanda yaşıyor olması ve büyük çoğunluğunu okuma yazma bilmemesiydi. Köy Enstitüleri yapılan devrimlerin ve yeni atılımların köylere girmesini sağlayacak, köylerde yaşayan insanların, yeni devletin kimliğine bağlılıklarının artması, ulus bilinci kazanmaları için çalışacak; ayrıca varolan köy toplumunun “içten canlanması” için çabalayacak insanlar yetiştirmek amacıyla kurulmuşlardır. Tonguç şöyle diyordu: “Nüfusunun % 80’i köylerde yaşayan bir millet için, bilinmesi ve memleket bu karakterini muhafaza ettiği sürece hiç akıldan çıkarılmaması gereken en büyük ve basit hakikat, köyün her işe temel olması lazım geldiğidir.” (4)

 
3.  KÖY ENSTİTÜLERİNİN OLUŞUM SÜRECİ
 

Bilindiği üzere Köy Enstitülerinin oluşumunda, yapılanmasında ve yürütülmesinde İsmet İnönü, Hasan Ali YÜCEL ve İsmail Hakkı TONGUÇ’UN adı geçmektedir. Ancak burada iki önemli isim daha unutulmamalıdır. Çünkü Köy Enstitüleri 3803 sayılı Yasayla 17 Nisan 1940 yılında kuruluncaya kadar önemli bir oluşum süreci vardır. Bazı araştırmacılar bu oluşum sürecini cumhuriyet öncesine götürmekteyse de  “Köy Enstitüleri fikri  (17 Şubat- 4 Mart 1923) 1.İzmir İktisat Kongresinde kendini gösterir. Bu anlamda İzmir İktisat Kongresinde ”liberal ekonomi”  modeline uygun olarak  “faydacı eğitim”  felsefesi  benimsenmiştir. Bunun kanıtı da, faydacı eğitim felsefesi fikrinin öncüsü John Dewey’in Türkiye’ye davet edilmesidir. (1924) Dewey kalkınma için gerekli eğitim hamlesinin başlatılmasını, eğitim hizmetlerinin köye götürülmesi ile sağlanabileceğini belirtmiştir.” (5)

 

Köy Enstitüleriyle ilgili  “İlk adım 1926 da Milli Eğitim Bakanı Mustafa Nejat tarafından atılmış “Köy Muallim mektepleri“ (6) açılmıştır. Cumhuriyet Devrimlerinin önemli ölçüde tamamlandığından da söz edilmektedir. Köy Enstitüleri hamlesiyle birlikte sıranın, devrimleri kökleştirmeye geldiği görülmektedir. Bu devrimci eylemi gerçekleştirecek olan devletin en önemli mevkisinde Mustafa Kemal ve “Köy Enstitüleri’ne giden yolda ilk uygulamalar;  1936’da Milli Eğitim Bakanı Saffet Arıkan tarafından başlatılmıştır.” (7)

 

Ancak “Köy Enstitüleri’nin kurulmasına emeği geçenler arasında özellikle iki isim neredeyse bu kurumlarla bütünleşmiş ve birlikte anılır olmuştur: Bu kişiler, dönemin Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel ve İlköğretim Genel Müdürü İsmail Hakkı Tonguç’tur.” 17. 04,1940 tarih ve 3803 sayılı yasa ile 1948’e kadar 21 bölgede 21 Köy Enstitüsü kurulmuştur. Ankara Hasanoğlan’da “köy üniversitesi”nin çekirdeğini oluşturacak Yüksek Köy Enstitüsü açılmıştır (8).

 

Askerliğini çavuş ve onbaşı olarak yapmış başarılı köy gençleri kısa süreli kurslardan geçirilerek, eğitmen yapılmıştır. Eğitmenler 7, 8, 9 yaşlarındaki köy çocuklarını eğitmenli köy ilkokullarında 3 yıl okutarak 3 yıllık diploma vermişlerdir. Bu diplomayı alan köy çocukları köy bölge okullarında da 4-5 sınıflara devam ederek ilkokul mezunu olmuşlardır. İlkokulu bitirmiş sağlıklı, başarılı kız ve erkek çocuklarına Köy Enstitüleri’nde 5 yıllık eğitim verilerek köylere öğretmen, sağlık memuru olarak gönderilmişlerdir (9).

 

21 Köy Enstitüsü’nde, ilk mezunlarını verdiği 1942’den nitelik değiştirdiği 1953’e kadar 1.398’i kız, 15.943’ü erkek olmak üzere toplam 17.341 öğretmen yetiştirilmiştir. 1936–1947 yılları arasında açık kalan eğitmen kurslarında da toplam 8.675 eğitmen yetişmiştir (10).

 
4. KÖY ENSTİTÜLERİNİN YERLERİ VE KURULUŞ YILLARI
 
Bulunduğu İl ve Adı Kuruluş Tarihi
   
Eskişehir-Çifteler 1937
İzmir-Kızılçullu 1937
Kırklareli-Kepirtepe 1938
Kastamonu-Gölköy 1939
Malatya-Akçadağ 1940
Antalya-Aksu 1940
Samsun-Lâdik/Akpınar 1940
Kocaeli-Arifiye 1940
Trabzon-Beşikdüzü 1940
Kars-Cılavuz 1940
Adana-Düziçi 1940
Isparta-Gönen 1940
Balıkesir-Savaştepe 1940
Kayseri-Pazarören 1940
Ankara-Hasanoğlan 1941
Konya/Ereğli-İvriz 1941
Sivas/Yıldızeli-Pamukpınar 1942
Erzurum-Pulur 1942
Diyarbakır/Ergani-Dicle 1944
Aydın-Ortaklar 1944
Van/Erciş-Ernis 1948
   

Şekil: 1.

Köy Enst. Haritası Kaynak:

 http://education.yakaryilmaz.com/koyenstituleri/home.php?announcement_page=1

 
5. KÖY ENSTİTÜLERİNDE SAĞLIK EĞİTİMİ
 

Bu arada “Köy Enstitüleri Sağlık Memurluğu Kolu”dan da söz etmek mümkündür. İlgili ders programlarından bunu izleyecek olursak; “Enstitülerde yetişmekte olan öğretmenler, derslerde ve revir çalışmalarında, eğitim yoluyla sağlık önlemleri alma ve ilk yardım hizmetleri gibi bazı temel konuları öğrenmişlerdir. Ancak, özellikle köylerin sağlık sorunlarının çözümlenmesi için buraların yerel koşullarına göre eğitilmiş-eğitilmiş köy öğretmenleri gibi-sağlık elamanlarının da yetiştirilmesinin gerekli olduğu görülmüştür.” (9)

 

“Aslında bu yöndeki çabalar 1910’da ‘Küçük Sıhhat memurları Mektebi’adıyla açılan okullarda başlamıştır. (10)“ 1924 yılında Ankara, İstanbul ve Sivas’ta açılan ‘sağlık Memurları okulları’ ilk mezunlarını verdikleri 1926 yılımdan 1948 yılına kadar 720 mezun vermiştir. 1948 yılında bu okullarda eğitime devam eden 500 öğrenci bulunmaktadır. Dirican’ın ‘sağlık bakanlığı Memur Sicil Kütüğü’ üzerinde yaptığı araştırmasına göre bu okullar 1951 yılına kadar 987 mezun vermiştir. Sağlık Bakanlığının yetiştirdiği bu elemanlar köye uyum sağlayamamış ve büyük çoğunluğu kent ve kasabalarda çalışmışlardır.(10)

 

25.03.1936 tarihli resmi gazetede yayınlanan 3017 sayılı sağlık ve sosyal Yardım Bakanlığı Teşkilatı Yasasının 26. maddesinde, 1943’te eklenen bir fıkra ile (D fıkrası) Köy Sağlık Örgütü’ kurulmuştur. Köylere sağlık hizmeti sunmak üzere oluşturulan bu birim köy hekimi, köy sağlık memuru ve köy ebesinden oluşmaktadır. Bu üç sınıf personelden bakanlık köy hekimini yetiştirememiştir. (11)

1943 yılında Sağlık Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı işbirliğine giderek 19.7.1943 tarihli resmi gazetede yayınlanan 4459 sayılı yasa ile Köy Enstitülerinde “Sağlık memuru Kolu” ve “Köy Ebesi Kolu” oluşturulmasına karar verilmiştir.

 
 

Sağlık kolları ilk kez 1943’te Malatya-Akçadağ, Erzurum-Pulur, İzmir-Kızılçullu, Ankara-Hasanoğlan olmak üzere 4 Enstitüde eğitime başlamıştır. 1944’te Kastamonu-Gölköy, Eskişehir-Çifteler, Kocaeli-Arifiye Enstitülerindeki Sağlık kollarının da eklenmesiyle bu eğitimi veren enstitü sayısı 7’ye çıkmıştır. 1945’te 4 enstitü 264 köy sağlık memuruyla ilk mezunlarını vermiştir. 1947’de 7 enstitüde bulunan sağlık kolları İzmir-Kızılçullu ve Ankara-Hasanoğlan Köy Enstitüleri’nde birleştirilmiştir.(12)

 
 

Köy Enstitülerinin Sağlık Bölümleri, ilk açıldığı 1943 yılından 1950’de kapatılarak son mezunlarını verdiği 1951 yılına dek yetiştirilen köy sağlık memurları sayısı Sicil Kütüğü üzerinde yapılan araştırmaya göre 1599’dur. Bazı kaynaklarda bu sayı 1248 kişi olarak belirtilmektedir.

 
6. KÖY ENSTİTÜLERİ NELERİ BAŞARDI, NEDEN KAPATILDI?
 

“1950 yılında da kapatılma sürecine girip 1954 de tamamen kapatılmışlardır. 1950 den sonra “Marshall yardımı”nın gelişi  kapatılma süreçlerinin hız kazanmasına neden olmuştur. Bu yardım içinde; Köy Enstitüleri’nden vazgeçilmesini  sağlayan 12 kadar eğitim projesi vardır.” (11)

 

Köy Enstitüleri’nin başardıkları şöyle özetlenebilir:

Yüzyıllardır biriken feodal toplumun üretim ve  yaşam biçimini ortadan kaldırmaya başlamıştır.
Bilimsel ve felsefi anlamda laik eğitim başlamıştır.
Feodal toprak rejiminin değişimi toprak ağalarının kendilerinin  ortadan kaldırılma  tehdidinin  hissetmelerine  neden  olmuştur.
Sanayi için eğitilmiş, nitelikli iş gücü oluşmaya başlamıştır
Sanat, edebiyat, bilim teknoloji de olumlu beklentiler  oluşmuştur.
— Atatürk’ün özlediği demokratik  toplum ve kültür için kurumsal alt yapı oluşmaya başlamıştır.
— Ataerkil  toplumdan çekirdek aile toplumuna dönüş belirtilerini  vermeye başlamıştır.
— Ezberci değil, analitik düşünen - sorgulayan birey yetiştiren demokratik ve üretici eğitim başlamıştır.

—Bu bağlamda yukarıda yer alan özellikler statükoyu rahatsız etmeye başlamıştır.
— Köy Enstitülerini kuranlarda yıkanlarda statükolarını korumak ve güçlendirmek için hareket etmişlerdir.

—Bu emellerini gizlemek için de “Köy Enstitüleri"nin üzerinden politika  yapmışlardır.

—Görüldüğü gibi, demokratik kültürden, bilim ve bilimsel düşünceden yana olmayan her birey ve kurum “Köy Enstitüleri"nin ortadan kaldırılmasında birinci derecede sorumluluk sahibidir.” (12)

 
KAYNAKLAR
 

1. ARDA B, AKSU M, GÜVERCİN C. H. Köy Enstitüleri ve Sağlık Eğitimi, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Mecmuası, Cilt 57, sayı 2. Ankara 2004.97–103

2. Turhan Altuntaş ile Özel Görüşme, Mayıs 2000. Adana.

3. Turhan ALTUNTAŞ, 2 saatlik Ders Planı Dokümanı, 08.05.1998. Adana

4.  ARDA B, AKSU M, GÜVERCİN C. H. Köy Enstitüleri ve Sağlık Eğitimi, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Mecmuası, Cilt 57, sayı 2. Ankara 2004,97–103

5. DEMİR, Mustafa, Köy Enstitülerinin Doğuşu ve Başardıkları, www.cumok.org/html/cumok/istanbul/koyenstitu.htm  - 11k

6. DEMİR, Mustafa, Köy Enstitülerinin Doğuşu ve Başardıkları, www.cumok.org/html/cumok/istanbul/koyenstitu.htm  - 11k

6.  ARDA B, AKSU M, GÜVERCİN C. H. Köy Enstitüleri ve Sağlık Eğitimi, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Mecmuası, Cilt 57, sayı 2. Ankara 2004,97–103

7. a.g.y.

8. a.g.y.

9. a.g.y.

10. a.g.y.

11. 5. DEMİR, Mustafa, Köy Enstitülerinin Doğuşu ve Başardıkları, www.cumok.org/html/cumok/istanbul/koyenstitu.htm  - 11k

12. a.g.y.

ŞEKİL 1: Köy Enst. Haritası Kaynak: http://education.yakaryilmaz.com/koyenstituleri/home.php?announcement_page=1

Tablo 1: ARDA B, AKSU M, GÜVERCİN C. H. Köy Enstitüleri ve Sağlık Eğitimi, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Mecmuası, Cilt 57, sayı 2. Ankara 2004,97–103

Tablo 2: a.g.y

Tablo 3. a.g.y.

 
 
Haber Zonguldak