haberler

haberler

haberler

haberler

haberler

     

 

 

14 Mart 2008

 

Yeni Adım:

 

Kınamayı bahane eden bazı çevreler ”basın açıklamaları” ile resmi makamlara saldırıyor

ŞER KOALİSYONU

 

*** Gazeteci Adnan Küçükvar’ın saldırıya uğramasını fırsat bilen ve öteden beri malum gazeteye destek olduğu bilinen bazı çevreler, İl Emniyet Müdürü Atilla Çınar başta olmak üzere resmi makamlara saldırmak üzere “şer koalisyonu” oluşturdu. Zonguldak’tan “yıllanmış” bir gazeteci  ve televizyoncu iki gün uğraştıktan sonra, Ereğli’den “saldırıyı kınamak” yerine işadamı Erdoğan Demir’i ve resmi makamları hedef alan açıklamalar yaptırdı.

 

*** Ereğli TSO Başkanı Ahmet Likoğlu, sözde saldırıyı kınamak adına yaptığı basın açıklamasında İl Emniyet Müdürü Atilla Çınar ile “emniyet birimlerini” hedef alan ifadeler kullandı. Son dönemde, Ereğli İlçe Emniyet Müdürü ile Zonguldak İl Emniyet Müdürü Atilla Çınar’ı yıpratma kampanyalarının perde arkasında, bir süre önce Zonguldak Emniyet Müdürlüğü’nce Ereğli’de düzenlenen TEFECİ operasyonunun bulunduğu belirtiliyor. Bilindiği gibi Ereğli’de düzenlenen TEFECİ operasyonunda TSO Başkanı Ahmet Likoğlu’da soruşturma kapsamına alınmış, evraklarına el konulmuş ve bu soruşturma sonucunda Savcılık tarafından 10 kişi tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Likoğlu’nun, İl Emniyet Müdürü Atilla Çınar ve emniyet birimlerini hedef alan açıklamasının, geçmişten gelen bir “sıkıntının” sonucu olarak kamuoyuna yansıyor.

 

*** Ereğli eski Belediye Başkanı Halil Posbıyık da saldırıyı kınayanlar arasında yer aldı, Elbette kime yapılmış olursa olsun, bu tür saldırıları kınamak gerekiyor. Ancak bu arada Halil Posbıyık’a şu sorular da yöneltiliyor. “ Oğlun neden cezaevinde yatıyor? Oğlunun yaptığı saldırıyı iğrenç buluyor musun, oğlunu kınamayı hiç düşündün mü?” Ereğli eski Belediye Başkanı Halil Posbıyık’a önce kendi oğluna, sonra da Ereğli halkına sahip çıkması tavsiye ediliyor.

 

*** Saldırıyı kınayan Osman Yayla’ya da “ tetikçileri, tefecileri, çek-senet tahsilatçılarını kınayıp kınamadığı, onlarla birlikte hareket edip etmediği yönünde sorular yöneltiliyor.  Aynı zamanda hukukçu sıfatı da olan Osman Yayla’nın birlikte çalıştığı kişilerin sicillerine bakıp bakmadığı, mesela yüksekten adam atıp, ayaklarını kıran kişilerin  yönetimi altında bulunup bulunmadığını açıklaması isteniyor. Doğrudur, Adnan Küçükvar’a yapılan saldırının kabulü mümkün değildir; yukarıda sözü edilen pencereden adam atıp, bacak kırmak gibi fiillerin kabulü mümkün müdür? Çok üst düzeyde birlikte çalıştığın birinin “ŞAHİN”lerle ilişkisi biliniyor. Sizce bunun kabulü mümkün müdür? Osman Yayla’dan bu soruların yanıtları bekleniyor.

 

*** Şer koalisyonu, Adnan Küçükvar’a yapılan fiili saldırıyı bahane ederek, İl Emniyet Müdürü Atilla Çınar’ı hedef haline getirmek istiyor. Zonguldak’ta göreve başlamasından itibaren sürekli olarak tefecilerin, çek-senet tahsilatçılarının ve zehir tacirlerinin üzerine kararlılıkla giden Atilla Çınar’a karşı oluşturulan şer cephesinin gerisinde Emniyet Müdürlüğü’nün operasyonlarından rahatsızlık duyan çevrelerin bulunduğu anlaşılıyor.

 

*** İşadamı Erdoğan Demir ve ZTSO Başkanı M. Salih Demir ile “sıkıntıları” olanlar da şer koalisyonunda buluşuyor. Saldırı olayını bahane eden çeşitli çevreler, Erdoğan Demir ve M. Salih Demir ile hesaplaşmak adına “saldırı” olayını kullanıyor.

 

YANIT BEKLEYEN SORULAR

 

1- Ereğli’de başta Erdemir işçileri olmak üzere vatandaşların ocağını söndüren ve daha önce İl Emniyet Müdürü Atilla Çınar tarafından “kan emici sülükler” olarak tanımlanan tefecilerin ve tetikçilerin “arkasında” kimler var?

 

2- Malum gazeteye samimi olarak geçmiş olsun  ziyaretine gidenlerin dışında, “ziyaretçilerin”içinde tefecilik, tetikçilik, ihalecilik vb. işleri yapanlar var mı?

 

3-Saldırıyı kınayan Erol Sarıal,  Adnan Küçükvar’a yıllar önce Bartın’da öldürülen sol görüşlü öğrenci Zafer Boz’u tanıyıp tanımadığını sordu mu? Sayın Erol Sarıal, gibi saldırın kınanmasını biz de paylaşıyoruz. Ancak siz saldırıya uğrayan bu şahsı tanıyor musunuz?  Sizi açıklama yapmanız için aradılar mı? Etik olsun diye mi açıklama yaptınız? Yazılarını hiç takip ettiniz mi? Eğer siz bu şahsın yazılarını kabul ediyorsanız, Atatürkçü Düşünce Derneği’nden derhal istifa edin.

 

4-Saldırıyı kınayan Zonguldak Gazeteciler Cemiyeti, Karaelmas Gazeteciler Derneği ve Çaycuma Gazeteciler Derneği, malum gazetenin çirkin uslup ve asılsız yayınları ve kişilere-kurumlara  sürekli olarak yayın yolu ile hakaret etmesi nedeniyle hiç kınama yaptı mı? Bu gazete hakkında resmi makamlara, Basın İlan Kurumu’na ve Basın Konseyi’ne şikayette bulundu mu?

 

5-Kendi oğullarına sahip çıkamayanlar, Erdoğan Demir’in yeğeninin arkadaşına sahip çıkmasını nasıl bekleyebilir. Erdoğan Demir, yeğeninin arkadaşından sorumlu tutulduğuna göre, herkes yeğeninin arkadaşından sorumlu mudur? Reşit olan herkesin sorumluluğu kendisine ait değil midir?

 

6-İl Emniyet Müdürlüğü’nce ED serisi araçlara ceza yazılmadığı yönündeki kasıtlı haberler, resmi açıklamalarla yalanlandığı ve ED plakalı araçlara çok sayıda ve önemli miktarda ceza yazıldığı bildirildiği halde, halen gerçekdışı yayınlar devam ediyor. Yoksa siz hergün, her saat hiçbir kusuru olmasa bile ED plakalı araçlara trafik cezası yazılmasını mı istiyorsunuz?

 

7- Zonguldak Devlet Hastanesi Müdürü Okan İbik, Ak Parti döneminde hastane müdürlüğü yapıyor. Acaba şimdi MHP’liliği mi tuttu, yoksa “eskiden” gelen bir aşinalık mı var?

 

8- Adnan Küçükvar, Bartın’da öldürülen sol görüşlü öğrenci Zafer Boz’u tanıyor mu? Ne ölçüde tanıyor? Bu konuda bazı bilgiler geliyor.  Bu işin aslı nedir? Adnan Küçükvar töhmet altında kalmasın diye bu konuda açıklama yapmasını bekliyoruz.

 

9- Bu gazeteciler kimden nasıl cesaret alıyor? Siyasetçilerden mi, bürokratlardan mı yoksa illegal birilerinden mi? Hiçbir belgeye ve delile dayanmadan, hiçbir yargı kararı olmadan bir Emniyet Müdürünü ve İşadamını nasıl itham edebiliyor? Bu soruya da yanıt bekleniyor.

 

Senaryo yanlış yazıldı, yanlış oynandı

 

YAKALANDILAR

 

*** İşadamı Erdoğan Demir ile birlikte resmi makamları da yıpratmaya yönelik senaryo yanlış yazıldı ve yanlış oynandı. Bunun sonucunda bu senaryoyu hazırlayanlar yakayı ele verdiler.

 

*** Hiçbir azmettirici, dövdürdüğü kişiye kendi ismini verdirmez, açık açık adres göstermez. Adnan Küçükvar’a saldıran kişi hem saldırıyor, hem de Erdoğan Demir ile İl Emniyet Müdürü Atilla Çınar’ın ismini veriyor. Böyle bir şey olabilir mi, böyle basit bir tezgahı kimse yutar mı?

 

            
 
     
Erdoğan Demir

       Atilla Öksüz / Pusula

Meslektaşımız Sayın Adnan Küçükvar’ın saldırıya uğramasının yankıları devam ediyor.
Herkes doğal olarak olaya kendi cephesinden bakıyor.
Olaya biraz olsun objektif bakabilmek gerekir.
Bakıyorum.
Bazı kınama yazılarında şöyle bir hitap var.
“Küçükvar’a yapılan saldırıyı kınıyoruz ama…”
Buradaki amanın açılımını söyleyeyim.
“Saldırı doğru değil ama Adnan Küçükvar’da hak etti” denilmek isteniyor.
İlkyazımda da söyledim.
Küçükvar’ın üslup farkı var.
Ancak hiçbir gerekçe hakeme saldıran kişinin Adnan Küçükvar’a vurmasını da açıklayamaz.
Hiçbir gerekçe futbol sahasından elini kolunu sallaya sallaya çıkan kişinin yaşananları eksik yada fazla eleştiren gazeteciye saldırmasını açıklayamaz.
Zonguldak medyası maç sonrası sahada yaşananları haber yapmayarak, Zonguldakspor’a ve Erdoğan Demir’e gereken jesti yapmıştır.
Bizler bu jestleri önceki yıllarda da çok yaptık.
Hiçbir gazeteci Zonguldakspor’un ceza almasını istemez.
Ancak Sayın Erdoğan Demir ve yakın çevresinin kendileri gibi düşünmeyenleri “Zonguldakspor düşmanı” olarak ilan etmeye, ateşli taraftarlara hedef göstermeye hakkı yok.
Aradan çıkar biri gider gazeteci döver.
Biri gider seçilmişe, atanmışa küfür eder.
Biz bu senaryoları çok gördük.
Bundan sonraki süreçte kimsenin gazetecilerden aynı jesti beklemeye hakkı yoktur.
Yanlış yanlıştır.
Kişilerin ya da kurumların Zonguldak, istihdam, yatırım, spor adına güzel şeyler yapmaları onlara yanlış yapmaya da yanlışı dile getirene meydan okuma hakkı vermez.
Demir grubu patron baskısı nedeniyle gelişmeleri objektif değil hissi değerlendiriyor.
Gazeteye, TV’ye bakıyoruz.
Küçükvar’ın ifadesinde adını verdiği Erdoğan Demir ve İl Emniyet Müdürü Atilla Çınar cevap verebilmek ya da kendilerinin böyle bir talimatlarının olamayacağını anlatabilmek için yırtınıyorlar.
C.E gerçekten öyle mi dedi?
Bunu gerçekten bilemiyoruz.
Ancak zabıtlara öyle geçti.
Ancak şu var.
C.E öyle dedi ya da demedi.
Belki de iki kişiyi korumak isterken
Sayın Erdoğan Demir ve Emniyet Müdürü Sayın Çınar’ı farkında olmadan ateşe attı.
Demir ve Çınar böyle olayın içinde olamayacaklarını kızarak anlatmaya çalışıyorlar.
Ancak yöntemleri yanlış.
Demir grubu aynı hatayı aylar önce de yaptı.
Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu’nun TTK-ÇATES-Demir Madencilik ile ilgili hazırladığı raporu yazan gazetecilere gözdağı vererek yaptı.
Zonguldakspor kongresinde hedef göstererek yaptı.
Telefon açıp küfrederek yaptı.
CHP Milletvekili Ali Koçal’ın özel hayatına kamera göndererek yaptı.
Ancak o milletvekili kendisi için; “Irz düşmanı yazan” gazeteciyi kimseye dövdürmek için bir çaba göstermedi.
Sayın Erdoğan Demir patronu olduğu gazeteciye; “Bu kadarı da çok fazla, gerek yok” dedi mi?
Ama şimdi aynı yazar patronunu savunabilmek için ağzıyla kuş toplamaya çalışıyor.
Oysa böyle zamanlarda en büyük iyilik patron gibi düşünmeye çalışmamaktır.
En büyük iyilik patrona nerelerde stratejik hatalar yaptığını söyleyebilmektir.
En büyük iyilik gücün korkutarak değil, saygıyla kazanıldığını söyleyebilmektir.
Ama böyle olmadı.
Çünkü onlar aldıkları maaşa ve patron Erdoğan Demir’in gözüne girebilmenin yollarına baktılar.
Savunma mekanizmasını olur olmaz yerde çalıştırmanın yanlışlığına yeniden düştüler.
Sayın Erdoğan Demir istiyor ki; “Herkes benim gibi düşünsün”
Hangi çağda yaşıyoruz.
Önemli olan, senin gibi düşünmeyenlerle bir arada bulunabilmek.
Onları kucaklayabilmek.
Büyüklük edebilmek.
Barıştırıcı olabilmek.
Ağabey olabilmek.
O zaman insanlar seni zaten en güzel yerlere taşırlar.
Kimseye laf söyletmezler.
Caddede gördüklerinde saygılarını yürekleriyle ifade ederler.
Ancak Erdoğan Demir savunma yaparken bütün yükü de kendi üstlerine alıyor.
Tezcanlılığına yeniliyor.
Ben Erdoğan Demir olsam, benim adıma haberim olmadan bir gazeteciyi tartaklayan kişiyi, mağdur kişinin yanında evire çevire döverim.
Bu kadar param olacak, bu kadar gücüm olacak ve ben böyle küçük işlerle uğraşmak zorunda kalacağım.
Bak ucu nerelere gitti.
Kime faydası oldu?
Emniyet Müdürü Atilla Çınar’a biri çok büyük zarar vermek istese ancak bu kadarını yapabilirdi.
Emniyet Müdürü Sayın Çınar’ın da bu konularda ona buna küsmek yerine şapkasını önüne koyup düşünmesi lazım.
Sayın Çınar’ı Adnan Küçükvar yada olayı haber yapan gazeteciler yakmadı.
Sayın Çınar, kendisini kimin yaktığını daha iyi biliyor.
Meslektaşlarımdan da bir ricam var.
Lütfen dik durun.
Dik durarak insanlara, dostlarınıza ve düşmanlarınıza daha faydalı olabilirsiniz.

 

 
 
 
Haber Zonguldak