haberler

haberler

haberler

haberler

haberler

     

 

 

12 Mart 2008

 

Basın Konseyi'nden sert tepki:

 

Adnan Küçükvar’a yapılan çirkin saldırının yankıları sürüyor.

 

Basın Konseyi Genel Sekreterliği, Zonguldak’ta yayınlanan ZİRVE gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Adnan Küçükvar’a 10 Mart 2008 akşam üzeri yolda yürürken yapılan saldırıyı kınadı. Genel Sekreterlikten yapılan açıklamada şunlar ifade edildi:

 

“Zirve Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Adnan Küçükvar, eldeki bilgilere göre Zonguldakspor’un yönetimini ve bu takımın yaptığı son maç ardından taraftarların sahaya inerek hakeme saldırmasını eleştiren yazısı nedeniyle saldırıya uğramış ve hafifçe yaralanmıştır.

 

Adnan Küçükvar’ın olaydan bir gün sonra kendi imzasıyla yayınlanan yazısında saldırının, futbol maçı sırasında yeterince güvenlik önlemi almadıkları için eleştirdiği İl Emniyet Müdürü ile o sırada saha ortasında bulunduğunu belirttiği Emniyet Amiri’nden kaynaklandığını ima etmiştir.

 

Olayın gerisinde gerçekten Emniyet Müdürü ve/veya Emniyet Amiri varsa, bu sadece Adnan Küçükvar’ın değil, Zonguldak’ta yaşayan öteki bireylerin de çok tehlikeli bir zihniyete emanet edildiklerini ortaya koyar.

Saldırının düşüncelerini yazan bir gazeteciye yapılmış olması ise, sözünü ettiğimiz tehlikenin düşünülebilenden daha da büyük olduğunu ortaya koyar. O nedenle Zonguldak Emniyet Müdürü ve Emniyet Amirinin bu olayla ilgili olmadıkları anlaşılıncaya ve gerçek failler bulununcaya kadar hepimizin gözü Zonguldak üzerindedir.”

 

            
 
 
 
 
 
haberler

haberler

haberler

haberler

haberler

 

 

 

Zonguldak tek yürek oldu

 

Ömer Taşlı

 

Adnan Küçükvar’a yapılan çirkin ve hain saldırı sonucu ziyaret edenler ve arayanlar saldırıyı kınayıp, sorumluların bulunmasını istediler.

 

Zonguldak tek yürek oldu...

 

Gerek Telefonla arayan, gerekse gazetemize ziyarette bulunarak saldırıyı kınayan tüm okurlarımıza, dostlarımıza ve yöneticilere teşekkür ediyorum.

 

Dün ilk ziyareti Devletin Zonguldak’ta bulunan zirvesi gerçekleştirdi.

 

Vali Yavuz Erkmen, Belediye Başkanı Secaattin Gonca, İl Genel Meclisi Başkanı Muzaffer Kalaycıoğlu ve İl Emniyet Müdürü Atilla Çınar...

 

Yaptıkları ziyaretle hem saldırıyı kınadılar, hem de Adnan Küçükvar’a geçmişolsun dileğinde bulundular.

 

Basına karşı yapılan her türlü saldırı ve şiddetin karşısında olduklarını belirten Vali Yavuz Erkmen, Adnan Küçükvar’a karşı yapılan saldırının da şiddetle karşısında olduklarını, saldırıyı yapanlardan bir kişinin ele geçirildiğini, bu saldırının arkasında kim olursa olsun sonuna kadar gidileceğini söyledi.

 

İl Emniyet Müdürü Atilla Çınar’da, Adnan Küçükvar’ın kendisinden de şikayetçi olmasını anlayışla karşıladığını, Saldırının arkasında kimlerin varsa ortaya çıkarılması için üzerlerine düşen her türlü görevi yasalar çerçevesinde sonuna kadar kullanacaklarını söyleyerek, “Adnan kardeşimize ve basına yapılmış saldırıyı kendime ve teşkilatıma yapılmış sayıyorum. Ve bunun şiddetle karşısında olduğumu bildirir, sonuna kadar üzerine gideceğimin sözünü veriyorum” dedi.

 

Ben burada Emniyet Müdürü Atilla Çınar’a teşekkür ediyorum.

 

Ancak, kafamı kurcalayan bir konu, dün akşam üstü yapılan yazılı açıklamada ortaya çıktı.

 

Nedeni şu...

 

Adnan Küçükvar’a saldırı saat 16.00 sıralarında gerçekleşti.

 

Saat 16.30 sıralarında Atatürk Devlet Hastanesi Acil Servisine beraber gittik.

 

Saat 19.00- 19.30  sıralarında Adnan Küçükvar’ın yazılı ifadesi alındı.

 

Emniyetten yapılan yazılı açıklamada, saldırganın saat 19.30’da çarşı Polis merkezine gelerek teslim olduğu yazılı...

 

Burada benim kafam karıştı...

 

Adnan Küçükvar, ısrarla kendisine saldıranların iki kişi olduğunu söylemişti...

 

Yazılı ifadesi saat 19-19.30 sıralarında alınarak imzalanmıştı...

 

Adı geçen şahıs, aynı saatlerde çarşı polis merkezine giderek teslim oluyor...

 

Bu bana biraz tesadüf gibi geldi...

 

Adı geçen şahıs, saldırıyı tek başına işlediğini söylemiş...

 

Oysa, Olaydan 5 dakika sonra olay mahalline gidip, en yakındaki Sakatlar derneğinde bulunan 4 kişiye sorduğumda bana saldırganların 2 kişi olduğunu açıkça ifade ettiler.

 

Bu bilgiyi, ifadeyi alan polislere de söyledim...

 

Polis memurlarına da, görgü tanıklarının Sakatlar Derneği’nde olduğunu söylemiştim.

 

Buna rağmen, neden tek kişi ile yetinildi? İkinci kişinin bulunması için çalışma neden yapılmıyor?..

 

Kaldı ki, Küçükvar ikinci kişinin de eşkalini vermişti..

 

Burada Saldırıya uğrayanın mı beyanı önemli, yoksa suçu üstlenenin mi?

 

Bu konu benim kafamı karıştırdı...

 

Müşteki’nin ifadesinin alındığı sıralarda, polisin yakalamasına bile fırsat vermeden şüpheli şahsın kendiliğinden teslim olması, olayı bilen birisinin ona haber verip teslim olmasını istediği şüphesini doğurdu...

 

Çünkü bu kişinin, Maç sonrası hakeme saldıran kişi olduğu söyleniyor.

 

C.E denen kişinin tek başına kimseye saldıramayacağı, hele hele Küçükvar’a kesinlikle cesaret edemeyeceği belirtiliyor.

 

O halde C.E denen şüphelinin saldırı anında ikinci kişinin olduğu kesinlik kazanıyor. C.E kimi koruyor?

 

Çalıştığı yerde belli. Kimin yanında olduğu da...

 

Emniyet Müdürlüğü Yazılı Açıklamasında ED Plakalara kesilen trafik cezalarını açıkladı...

 

Oldukça yüklü cezalar... Buna sevindim..

 

Trafik’te ayrım yapılmıyormuş?

 

 
 
 
haberler

haberler

haberler

haberler

haberler

 

   

2. kişiyi bulun

 

Alev Uzunbaş Taşlı

 

Tayfa şimdi merak ediyor.

 

Acaba ne geçirecek, nereden dalacak diye...

 

Nereden dalıp çıktığımızı tahmin etmek ve kaynaklarını bulmak için psikolojik savaş verecekler bundan sonra...

 

Bir çok konuda durağan davranıyorduk.

 

Çünkü, biz onlar gibi “Zirve’yi bitireceğim yemini etmemiştik”...

 

Kimse için etmedik bugüne kadar.

 

Ama dilin kemiği yok. Bizimkinin de...

 

Kabalaşmak bana yakışmıyor biliyorum.

 

Ama ormanda yaşadığını zanneden insan kılıklılarla normal Türkçe ile anlaşmak zor oluyor.

 

Bu yüzden dostlarımızın ve okurlarımızın affına sığınıyoruz.

 

Taktir ederseniz ki, gerçekleri, meydana gelen olayları kaleme aldığımız için yapılan saldırıyı kabullenmek mümkün değil.

 

Vali Yavuz Erkmen’de.

 

Emniyet Müdürü Atilla Çınar’da.

 

Adliye’de.

 

Ve en önemlisi siyasi erk de bizden bu olanları kabullenmemizi beklemesin.

 

Çünkü biz de artık onlardan hiçbir şey beklemiyoruz.

 

Yalnızca diğer saldırganın da bulunmasını ve arkasındaki mühim şahısları bulsunlar yeter.

 

Bu olayları kişiselleştirenler ortada.

 

Biz de buna göre gardımızı aldık.

 

Dün de dedik ya...

 

Hepimize kolay gelsin...

 

***

 

İki-üç günlüğüne Zonguldak çanağından çıkıp kafa dinleyelim istedik.

 

Dinlendik. Bu moral bizi 1 yıl götürür dedik. Ama Zonguldak’a ayak bastığımız gün Adnan abiye iğrenç saldırı yapıldı.

 

Yok. Boşuna sevinmeyin. Moralimiz bozulmadı.

 

Bu olaylar doping gibi. Bu doping bizi en az 2 yıl götürür.

 

Biz de hakemler gibiyiz yani...

 

Dövülen yada hakaret edilen hakemin karar değiştirdiğini gördünüz mü?

 

Bizi 10 yıldır takip ediyorsunuz.

 

10 Yıldır geri adım attığımızı gördünüz mü?

 

Hele hele saldırılardan sonra...

 

Kuş beyinliler neye dayanarak böyle düşünüyor bilmiyorum.

 

Çekek muhabbetlerine mi güveniyorlar ne?...

 

***

 

Adnan abiye yapılan saldırının ardından arayan, ziyaret eden dostlar bizden fazla isyan ediyor.

 

Bundan sonra bizim de, Vali Erkmen’in de, Emniyet Müdürü’nün de işi zor.

 

Tabii yapan ve yaptıranlarında...

 

Saldırıyı yapan C.E. kendisi gidip teslim oldu.

 

İkinci şahsı da, dün Devlet adına söz verdiğiniz gibi lütfen bulun. 

 

 
 
 
haberler

haberler

haberler

haberler

haberler

 

 

 

Hepimize kolay gelsin!

 

Adnan Küçükvar

 

Vali Yavuz Erkmen’in, yıllık icraat toplantısında, Zonguldak’ta ‘Darp, tehdit, hırsızlık ve intihar’ın artığı’nı belirten konuşmasını dinlerken, sukut-u hayale uğramıştık.

 

Bu arada, Ereğli Belediye Başkanı Murat Sesli’den istenen ‘MDF salması’ icraatı vardı ki, duyanların boynu bükülü kaldı.

 

Ve, TSO yöneticilerinden İrfan Gül’ün Lider dergisindeki açıklamaları tüyleri diken diken etti.

 

İrfan Gül bakın ne diyor.

 

- Yıl da 100 milyar lira salma ve yardımlara veriyorum. Zaten 100 milyar biriktiremiyorum ki, yatırım yapayım? Bu şehri terk edeceğim!..

 

Lafın  tamamı deliye söylenir.

 

Dergi dağıtılıyor şehirde.

 

Allah’ını seven bir kişi (seçilmiş ve ya atanmış) çıkıp ta ‘sen ne diyorsun kardeşim?’ dememiş.

 

Bir iş adamı (ki; kendine esnaf diyor) ‘yılda 100 milyar salma , ...’ dan bahis ediyor.

 

Bir psikopat’ın elinde silahla bir esnaf ya da iş adamından para istemesi ‘gasp’ oluyor da, bir ‘iş adamı’ ya da kendini ‘esnaf ‘ diye tanıtan bir TSO yöneticisinden, yapılan ‘salma’ya ne denir?

 

Salma yapanın elinde silah yok. Peki, neyine güvenip yapıyorlar salma ya da alma’yı.

 

Makamına, mevkisine, statüsüne...

 

Allah için soruyorum, bunun adına imece’ diyebilir miyiz?

 

‘İmece’ rızaya dayalı, yardımdır.

 

TSO yöneticisi ‘şehri terkedeceğim’ diyor.

 

Demek ki, rızaya dayalı para isteme değil, o’ndan istenen?

 

Şehrin Valisi, Milletvekilleri, bu açıklamayı, nasıl yutarlar? Olaya bakın...

 

TBMM başkanı Sayın Köksal Toptan, açılış ve ziyaretler için geldiği bir hafta sonunda, olan olaylara bakın!

 

Zonguldakspor futbol takımı Bursa- Merinos ile berabere kaldı. Maç sonunda, hakemler sahadan çıkamadı. Saha ana baba gününe döndü.

 

Zonguldak Emniyetinin geniş önlemler aldığı (!) bir maç’ta Maçın hakem triosu, sahanın ortasında rehin kalmış. Bakın spor sayfasına, görün resimleri!

 

Hakem sahayı terk etmeden, bu adamlara sahaya girmeye kim müsaade etti?

 

Dün, bir yetkili diyor ki ‘Hakem şikayetçi olmadı’

 

Yiğidim, delikanlım, bu günde çık desene ‘sahaya kimse girmedi’ diye.

 

Maçı idare etmek için Zonguldak’a gelen hakemler, nereden geldiler. Düşman mı bu hakemler?

 

Zonguldakspor maçı kazansaydı, yine girermiydiler acaba sahaya?

 

Maalesef bu olay, Zonguldak’ta ilk değil. Malesef, daha önce de Zonguldak ve Kilimli’de futbol maçlarında, hakemler, futbolcular ve misafir takımın taraftarları taşlandı.

 

Zonguldak’ta, amatör küme maçlarında, beslenen, büyütülen ‘maç çeteleri’ yetkililerin gözleri önünde bakın neler yapıyorlar?

 

İşte, Maç sonrası ‘sıkı önlem alan emniyetin’(!) gözleri önünde, spor müsabakası içinde, tehdit, şantaj ve saldırı yapılıyor.

 

İşte, bu maç akabinde ‘Neden Emniyet önlem almadı. Neden, saldırganlar sahaya sokuldu? şeklinde yaptığımız ’yorum’ bardağı taşıran son damla oldu ki, dün saat 16.00 sıralarında, gazeteye giderken, iki kişinin arkadan, saldırısına hedef oldum. Sol kaşımda bir çizik meydana geldi.

 

Saldırganlar ‘bir daha emniyet müdürüme ve Erdoğan Demir’e yazı yazacakmısın ulan....’ diye, galiz küfürler ederek, kaçtılar.

İşte size, üç olayla, 629 adımlık şehrin asayiş görüntüsü.

 

Ne kadar hazindir ki, Saldırganları, herkes tanıyor. Saldırtanlar da, şehir de, ben de...

 

Ne kadar hazindir ki, bu şehrin bazı etkili ve yetkilileri, sahada maçın hakemine saldıran bu tiplerle, aynı karelere girmekten çekinmiyorlar?

 

Durum böyle olunca, Vali Yavuz Erkmen’in ‘yıllık icraat toplantısında yaptığı ‘Darp, tehdit, hırsızlık ve intihar arttı’ açıklamalarını ‘hoş’ değil ‘boş’ bile bulmuyorum.

 

Ne diyelim ‘marifetlerinizi, güle güle kullanın’ diyorum.

 

Saldıranlar mı, onlar ‘asalak fevzi.com’ ekibinde, salya sümük, bir tas çorbanın peşindeler.

 

Saldırtanlara gelince...

 

Hadi, bakalım, kolay gelsin...

 

Hepimize...

 

 
 
Haber Zonguldak