|
Ne olduysa Sarıgül ile
Baykal'a oldu. Ben demiştim ama, bundan parti filan çıkmayacağı
belliydi. Yandan kızım yandan. Yok be, "Halime"ydi O.
Çok düştü oyları göreceksin.
Yüzde bilmem kaç düştü bak, yazıyorum şuraya. Yoksa niye bağırsın?
Kılıçtar'ın ne olacağı da belli değil. Kafası kızar bırakır.
"Kızım seni yaşara vereyim mi?"... Karpuz kestim kabak çıktı.
Ulan Zonguldak'ı yediniz bitirdiniz
be. Ereğli'yi il yaptı bunlar. Kozlu kasaba olacak. Zonguldak köy.
Ali Bektaş ördek gibi şaşırmış ama, tersten daldı.
Posbıyık'la Ereğli'de yürüdüm ben. Ona dedim ki; "sen olacaksın
Belediye Başkanı"... Murat Sesli mi ne biri vardı orda.
Tezkereye gitti.
Buralarda yatırım olsa herkes
dükkan da açar. Bana diyorlar ki "niye gülüyorsun?"...
"Halinize" dedim. Daha ne diyeyim. Verirsiniz Tayyip'e oyları...
Öyle bakıyorlar bana. "Nerden biliyorsun" filan dedilerdi.
"Kalbimden" dedim. Cumhuriyet altını kim bilir kaç oldu?
Bak bunların başına Allah çok bela
verecek. Göreceksin. Sizi genel müdürün bile düşündüğü yok. Yüzünüze
gülüyorlar sadece. Sen yanmışsın onların umuruna mı? Şiş yandı,
kebap yandı. Posbıyık "Söm-söm yarim"i bilir. Kolbastıdan
anlamaz. Eşref'le de gittim Göldağı'na. "Bu ne sevgi ah"
diyo. Kılıçaslan Kilimli'de. Maçka yolları taşlı. "Ben yandım el
yanmasın." Doğru çalışmayana işte kapı...

Birol
Kızılkan / Zonguldak'ın "Güllü Dayısı" / 25 Temmuz 2010 Kapuz
Konseri
Sendika başkanı inek
gibi bakıyo size. Hiç alakası var mı? Sevmez ki sizi o. Ne köy olur,
ne de kasaba. Ağlıyorsun, içiyorsun yine; sorsana oğlum, ne derdi
var? Keyfinden mi içiyo?...
Şu bayramı gör bak,
ne belalar gelecek başlarına. Ne geceniz belli, ne gündüzünüz;
yaktılar yüreğinizden.
İbrahim Erkal
geldi Zonguldak'a, sonra çekip gitti. Hepsi iki tekme. Ben sana
demedim mi bu Ali Bektaş bi iş edecek diye? Meleye meleye
getirdi yazı.
Ankara'daki
alışveriş merkezini tinerciler yaktı o zaman. "Burayı yakacaklar"
demiştim. Her yer kül oldu. Gençlik Parkı'nda gözümün önünde
kestiler kadını. "Ona yardım edin" dedim, dinlemediler.
"Akan Çay Bahçesi" oranın adı. Belalı adamlarmış. Kadın da beyaz
bi'şe giymişti böyle, daracık filan.
Çok geçmedi, o
adamlar da gitti kadının peşinden. Allahın kanunu bu. Eden bulur
dünyası; Şukaran Ay boşuna mı söyledi? |