|
●
Yeni Adım (13 Ağustos 2001 ):
Harun Ersoy: “.....Denizer’in 2. ölüm yıldönümünde, su gibi rakı içecek,
kadeh tokuşturacak, maytap patlatacaksınız...
Bu iğrenç olmayacak, ama bunu haber yapmak ve yorumlamak
iğrenç olacak..
Dahası, merhum Denizer’in
cenazesi ardından klip ve türkü çalacaksınız, sırf
bu nedenle uyarı ve tehdit alacaksınız, dönemin Emniyet Müdürü Mümtaz Karaduman’ın karşı çıkmasına rağmen, Valilik talimatı
ile yasalara aykırı biçimde yakın korumada tutulacaksınız, cinayete adınız
karışacak, onun kurduğu “Spor Vakfı”na yazmadığınızı
bırakmayacaksınız (Uyanış- 20
Temmuz 1999), sonra da, bu vakfın Denizer’in
adına düzenlediği turnuvanın final gecesine katılıp, protokol masasına
şeref konuğu olacak, kadeh kaldırıp rakı içeceksiniz.
Asıl iğrenç olan da bu..
Pekala, Denizer’in
izinden giden, ilkelerini kendilerine meşale yapan, bu meşaleyi de sonuna
kadar taşıyacaklarını söylemelerine karşın, Ali Bahadır’ı o geceye çağıran,
protokol masasına şeref konuğu eden Genel Maden-İş yöneticilerine ne demeli
Benim dilim varmıyor.
(......)
Ramazan (Sarıbaş) Denizer’e geleceğim.
Bir yandan onun adını yaşatma adına, soyadını
değiştireceksin, diğer yandan ölümünün 2. yıldönümünde rakıların su gibi
aktığı, kadehlerin tokuştuğu, maytapların patladığı geceye katılacaksın.
Sizi gidi mirasyediler sizi.
(......)
Nasıl ve nereden bulursunuz bilemem..
“7
Ağustos 2000” tarihli Uyanış
Gazetesi’ni mutlaka, ama mutlaka bulun, Bahadır’ın Denizer’e
olan akıl almaz tutkusunu görün!..
Bir ibret belgesi de o gazete..
İğrenç mi iğrenç..
Görünce midem bulandı..”
|