Baba'yı yitirdik...
31 Ekim 1999 İlke
1926 yılında Zonguldak'ta başlayan yaşamın bizimle birlikte hala sürüyor.
Sen ölemezsin.
 
1980 öncesi Zonguldak Senatörü M. Ali Pestilci "BABA" 27 Ekim günü geçirdiği bir kalp krizi sonucu kaldırıldığı Bayındır Tıb Merkezi'nde yaşamını yitirdi.
 
M. Ali Pestilci, 29 Ekim günü TBMM'de yapılan tören ve Kocatepe Camii'nde kılınan cenaze namazından sonra Karşıyaka mezarlığında toprağa verildi.
 
TBMM'deki törene; Meclis Başkanı Bülent Ecevit, Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli, Hüsamettin Özkan, Devlet Bakanı Hasan Gemici, Baba'nın eski parlamenter arkadaşları, çok sayıda Milletvekili, Karabük, Zonguldak Ereğli, Çaycuma, Bartın'dan gelen partililerle CHP Genel Sekreter Tarhan Erdem ile ailesi katıldı.
 
1926 yılında Zonguldak'ta doğan Pestilci, İstanbul Hukuk Fakültesini bitirdi.
1961­1965 yılları arasında CHP Zonguldak Milletvekili olmuş, 1968­1980 yılları arasında da Cumhuriyet Senatosu'nda Zonguldak'ı temsil etmiştir. Zonguldak ve Ereğli'ye sayısız hizmetleri olan Pestilci evli 2 çocuk babasıydı.
İLKE - Zonguldak eski Milletvekili ve senatörü M. Ali Pestilci'yi yitirdik.1961–1965 yılları arasında CHP Zonguldak Milletvekili seçilen Pestilci, 1968­1980 yılları arasında da Cumhuriyet senatosunda iki dönem Zonguldak'ı temsil etmişti.
 
12 Eylül darbesinden sonra Politik yaşamına ara veren Pestilci, Zonguldak, Ereğli, Bartın ve Karabük'e sayısız hizmetlerde bulunmuş, Millet Meclisi ve Cumhuriyet senatosu üyeleri arasında saygın bir kişilik kazandığından "'BABA" olarak tanımlanıyordu.
 
Demokrat ve inançlı
 
Siyasi yaşamı boyunca "demokrasi"ye olan inanç ve kararlılığı ile bilinen Pestilci, ödünsüz bir kişiliğe de sahipti.
 
Bu yüzden Pestilci'nin ölümü Zonguldak, Ereğli ve çevresinde derin üzüntü yarattı.
 
CHP Karadeniz Ereğli ilçe Meclisi Başkanı Muhammet Arslan; Baba'nın ölümünden duydukları üzüntüyü "O bizim babamızdı. Babasını yitiren evlat ne denli üzülürse, bizde o denli üzüntülüyüz. Pestilci'yi unutmayacağız" sözleriyle belirtti.
 
CHP Zonguldak İl Meclisi Başkan Yardımcısı Bayram Gürkan ise;"M. Ali Pestilci her bakımdan örnek alınması gereken bir siyaset adamıydı. Ölümüyle bize düşen, O'nu örnek alıp politikalarımızı sürdürmektir. Zor olsa da bunu gerçekleştirmenin yol ve yöntemini bulup, uygulayacağız" dedi.
     İlke                                          M.Ali Pestici                                Sayfa 8
 
   Bir acı, bir bayram...
   Birol KARADENİZ
 
Gazetenizin öteki sütunlarında da göreceksiniz; İLKE, "BABA"sını yitirdi.
 
Zonguldak'ı bir dönem milletvekili, 2 dönem de senatör olarak temsil eden M. AIi Pestilci, 27 Ekim günü kalp yetmezliği sonucu aramızdan ayrıldı.
 
Pestilci'yi 29 Ekimde son yolculuğuna uğurladık.
 
Kemal Anadol'un değimiyle; Baba Türk Politik yaşamında değerlendirileme yen bir siyaset adamıydı. Dürüst kişiliği saygın davranışları, demokrat ve ödünsü, tavırları Ona "BABA" lakabını kazandırmıştı. Kısaca Pestilci, babalığı gerçekten hak ediyordu.
 
Son yolculuğuna uğurladıktan sonra tüm dostları ile birlikte onu bir kez de "Tavukçu Lokantası"nda andık."Tavukçu” Ankara'da babanın çok beğendiği ve sıkça gittiği mekanlardan birisiydi. Pestilci’nin anılarını tazeledik, göz yaşlarımızı saklayarak O'nsuz ama onunla olduk.
 
Rahat uyu baba, seni unutmayacak, her fırsatta seni yaşacağız ...
 
***
   BABA
   Kemal ANADOL
M. Ali Pestilci 1926 doğumlu...
 
Burhan Karaçelik 1926, Behiç Sonbay 1928, Zekai Altınay da Pestilci'nin sınıf arkadaşı. Kabataş Lisesi'ni birlikte okumuşlar.
 
İsimleri çoğaltabiliriz. Mustafa Türkçelik, Mehmet Çötür, Hüseyin Baytürk, Kazım Kalafat...
Bunları biraraya getiren, kümeleştiren birkaç neden var...
 
Birincisi çok önemli. Hepsi de 29 Ekim 1923 tarihinden birkaç yıl sonra doğmuşlar. Yani bunlar Atatürk'ün SÖYLEV'inde heyecanla, inanç ve güvenle Cumhuriyeti emanet ettiği gençler...
 
O nedenle hepsi de inançlı bir Cumhuriyetçi ve Atatürkçü...
 
İkinci neden de birincisini tamamlıyor.1950 ile 1960 yıllarında ve CHP saflarında Demokrat Parti'ye karşı ağır koşullarda mücadele verdikleri, particilik yaptıkları için demokrasiye yürekten bağlı hepsi. 1957'de toplanan CHP Kurultayı'nda oybirliği ile kabul edilen "İlk Hedefler Beyannamesi" okunurken gözyaşlarını tutamamışlar...
 
"Üniversite muhtariyeti, hâkim teminatı, nisbi seçim sistemi, Cumhuriyet Senatosu, sansürsüz basın ve Devlet Planlama Teşkilatı" isteyen bildirgeyi avuçları kızarıncaya kadar alkışlamışlar.
 
Onun için "demokrat"lık ortak nitelikleri. Hepsi de İsmet Paşa hayranı...
 
Parti içinde bazen yanyana bazen de karşı karşıya politika yapmışlar. Ama hiçbiri "önseçim" dışında "merkez kontenjanı" "merkez yoklaması" gibi yöntemlere itibar etmemiş ..., "tenezzül" edenlere de pek iyi gözle bakmamışlar.
 
Üçüncü özellikleri de dürüstlükleri...
 
Hiçbirinin boğazından haram lokma geçmemiş...
 
Politika bazıları için zengin olma aracıyken, onların mevcudunu alıp götürmüş...
 
Dördüncü ortaklıkları da Zonguldak çocuğu olmaları. Kimi ilde, kimi ilçeden yetişmiş. Politikacı ve bürokrat olarak güçleri yettiği kadar bu topraklara ve üstünde yaşayanlara hizmet etmişler...
 
►►►