Tutkunun Labirentinde Altı Gün, Altı Gece Yaşanılan Sıradışı Bir İlişki

     

SAZANDERE

            Biraz temizlik yapmam lazımdı. Çünkü ben 30 yaşında senin gibi değildim. Bu değil, 15 yıl da olsa ben vazgeçmem bu işten. İstanbul güzel ama, zabitleri ne biçim? Reklam vermeyi düşündüm dergiye, teknikten tekniğe bir sürü fark var. Çingeneleri evlenmeden önce çuvala koyuyorlardı bir zamanlar. Buna ben kulağımla şahit olmasaydım, gözümle görebilir miydim? Senin kadehini aradım o zaman. Bulamadım. Oysa ilham izdivada gelir.

 

            “Saçlarına platin düşmüş” dediği zaman hemen satmak istemiştimdi. İyi bir madendir. Sazandere’de içerken garson yumurta bile getiriyor.

 

            Hatta bundan sonra bir gün ne biçim olan olmuştu. Sen olsan bu yumurtaya ne derdin? Edip Cansever’e sormuşlar; “Hadi ilk ürünüm sizin” demiş. Her derenin bir boyu vardır. Aslında Kızılırmak da bir deredir ama biz, “ırmak” diyoruz.

 

            Şimdi derelere su geliyorsa veya gelmiyorsa; hani boğazkesen vardı, ne biçim akardı suyu. Görüyorsun ki, göndermeler doğru.

 

            Rüştü Onur 22 yaşındaydı. Baharın gelmesi için yalın sözlere ne gerek var? Şimdi o yumurta benim olsaydı; gündüz içerdim, gece yazardım. Gerekçemi ta baştan söyledim; anamın 6 kızı vardı. Şimdi gömleğinin yakasına bir şiir uyarlasam, tuttururum. Hatta bunu yalnız başına söylediğim zaman hiç bir anlam ifade etmiyor. 

 
 

 

 

1

 

 

 

          

 

haberzonguldak

Kuruluş; 17 Eylül 2005 Cumartesi

....bu yazıların çoğu kısmısı önceden yazıldı.....