Bilgiler 17.01.2006 için geçerlidir
 
Ahmet Talay ONAY
(Araştırmacı - Yazar, Çankırı 1885 - Ankara 1956)

         Çankırı’nın Perdedar Mahallesinde, 1885'de doğdu. Babası meşhur Hacı Saraç ailesine mensup Hafız Numan Efendi, annesi Afife Hanım’dır. Ahmet Talat Onay ilk öğrenimini Çankırı’da Ertuğrul Mektebi İdadisi'ne bas muallim olan babasından yaptı. Üç yılda Kuranı Kerim'i ezberleyerek hafız oldu.

 

         İdadi'nin orta kısmını Çankırı'da okudu (1905). Kastamonu idadisinde devam etti (1905-1907) ve son kısmini da Ankara idadisinde okuyarak 1907 yılında mezun oldu. Ayni yıl kayıt olduğu Darülfünun Edebiyat Şube'nden 1910 yılında diploma aldı. Darulfunun’u bitirince 1200 kuruş maaşla Ankara Darülmuallimin Rüştiyesi edebiyat öğretmenliğine, daha sonra Kastamonu Sultanisi edebiyat öğretmenliğine tayin oldu (24 teşrin 1326 /1910).

 

         Türkçü faaliyetleri nedeniyle görevine ara verildi. Beş ay sonrasında yeniden göreve kabul edildi. Bu zor dönemlere bir de seferberlik eklendi. 1915 Ağustosu'nda askere alındı. Ancak bu uzun sürmedi asker olarak İzmir Sultanisi'ne tayini çıktı. İzmir günleri onun için parlak geçti. İki lise için marş yazdı ve besteledi. İzmir Milli Kütüphanesi'nin isteği ile ilim heyetine seçildi. Duygu ve Anadolu gazetelerinde baş muharrirliğe yükseldi.

 

         1919'da yılında Kastamonu Sultanisi edebiyat öğretmenliğine tayin olunur. Burada Tiraje, Köroğlu ve Açıksöz gazetelerinde Milli Mücadeleyi destekleyici yazılar yazdı. Daha sonra Zonguldak (1920) ve Bolu’ya (1921) milli eğitim müdürü olarak atamaları yapıldı. Bolu'da Dertli gazetesinde yazılar yazdı. Bolu Milli eğitim müdürü iken 12 Ağustos 1923 de II. Dönem Çankırı Milletvekili seçildi.

 

         Ahmet Talat’ın son yılları hastalık ve üzüntülerle geçti. 1911 yılında evlendiği Ayşe Hanım’dan dünyaya gelen dört çocuğundan hiç birisi yasamadı. Çıkarttığı en uzun ömürlü gazete (Çankırı’da) Duygu’dur. 1930-1938 tarihleri arasında yayınlanan gazetede siyasi yazılar yanında dil, edebiyat ve folklor araştırmalarına yer verildi.

 

         Eserleri: Aşık Dertli (1928), Türk Halk Şiirlerinin Şekli ve Nevi (1928), Çankırı  Şairleri (2 Cilt 1931 - 1933), Destan-ı  Ahmet Harami (1833), Kızılbaş Şiirinde Sual-Cevap (1903)

 

         (Daha geniş bilgi için bknz: Prof. Dr. Cemal Kurnaz /Ahmet Talat Onay Hayati - Eserleri)

 
MESAY-I VEDA

Aksamdı … güneş pembe ipliklerle mûkeffen
Bir yareli genç kız gibi nagah gülerken
Hunabet esnabe gömüldü… o mûlevven
Mor sislerin altında ufuklar soluyorken

Aksamdı… güneş, kirli dudaklar gibi lerzan
Ufuk üstünde resmeyledi gül busei elvan
İste o zaman başladı son leylet hicran
Mor sislerin altında ufuklar soluyorken

Aksamdı… kadın ruhu gibi bahri cedelkar
Çimdikler atub eyler iken sandalı bizar
Yardımda o son verdiğimiz busei anzar
Mor sislerin altında ufuklar soluyorken

Aksamdı… gûnes söndü sema birden
Yıldızların entari düşüp koyda yıkandı
Çesminde o dem gözlerinin renkleri yandı
Mor sislerin altında ufuklar soluyorken

Ahmet Talat Onay
 
PAPAZ UÇURDUM
- Yeni tarz nefes-

Gördüğüm güzeli sanıp yavru kuş
Ardınca gönülden bir bâz uçurdum
Sevdiğimin çoğu çıkınca baykuş
Akibet öğrettim pervaz, uçurdum.
*****
Hakkı bulmak için koştum çok pîre,
Yöneldim havraya, mescide, deyre;
Şaşı bakanları bâlâdan zîre
Sakalına çırpıp piyaz, uçurdum.
*****
Ne keşkül taşıyıp asil göründüm,
Ne cübbe, külâha mail göründüm;
Daima her yerde cahil göründüm,
Hayli yüz karası yobaz uçurdum.
*****
Nebî’dir deyerek Hazreti İsa
Ne aynaruz gördüm, ne de kilise;
Çekerek sineye benat-ı tersa
Hüda şahit hayli papaz uçurdum.
*****
Taze mazmunlarla türlü hünerler
Göstermeye Tal’at dirayet derler;
Marifet atını koşturan erler
Kapsınlar deyerek bir kaz uçurdum.[1]


Ahmet Talat ONAY

[1] Çankırı da çok eski zamanlarda mağara yakasında cirit oyununda hüner gösteren delikanlılar, alayla hacet tepesi altındaki (Kaz Meydanı)'na gelir orada uçurulan kazları at koşturarak tutarlardı.

 
haber zonguldak
◄◄◄